Aldebaran Robotics ziyareti
14-17 Ocak 2009 tarihleri arasında Aldebaran Robotics’in Paris’teki ofisinde düzenlenen çalıştaya davetliydik. Çalıştayın amacı RoboCup Standart Platform Ligi’nin Sony Aibo’dan sonraki yeni standart platformu olan Nao’nun son versiyonu olan V3′ü takımlara tanıtmak, önceki versiyonlara kıyasla donanım ve yazılımda yapılan değişiklikleri anlatmak, ve bu sene ilk olarak lige dahil olacak yeni takımları hızlıca robota alıştırıp onları robotları güvenli bir şekilde kullanabilecekleri seviyeye getirmekti. Her takımdan 2 kişi davet edilmişti ve Cerberus takımını temsilen Çetin Bey ve bendeniz yollara düştük. Takımımızın genelde maceralı geçen yolculukları gözönüne alındığında hiçbir sorun yaşamadan Paris’e varmamız bizi şaşırttı ve bu yolculuğumuzu şu ana kadarkilerin en başarılısı ilan ettik. Paris gerçekten güzel bir şehir.
Aldebaran’ın ofisi ile kalacağımız otel arasında sadece 5 dakikalık yürüme mesafesi vardı. İlk olarak eşyalarımızı otele bırakıp robotlarımızla Aldebaran’ın ofisine gitmeye karar verdik. Yolda Carnegie Mellon, UT Austin, ve Dortmund üniversitelerinden dostlarımızla karşılaşıp hasret giderdik. RoboCup’ın en sevdiğim tarafı belki de bu; gerçekten güzel arkadaşlıklar kuruluyor ve her sene büyük bir mutlulukla buluşuluyor, organizasyon sonunda da bir sonraki sene RoboCup’ın ya da ilgili bir organizasyonun düzenleneceği şehirde görüşmek dilekleriyle hüzünlü bir ayrılık yaşanıyor.
Aldebaran’ın ofisine vardığımızda V2 robotlarımızı teslim edip V3leri almak için ilgili formları doldurup, firmanın bizlere hediyesi olan iki Nao posteri ve birkaç Nao rozetini alıp çalıştayın yapılacağı salona girdik. Çalıştay RoboCup federasyon başkanı olan Manuela Veloso‘nun açılış konuşmasıyla başladı.


Çalıştay ajandası genel olarak Aldebaran çalışanlarının donanım ve API değişiklikleri ile yardımcı yazılımların kullanımıyla ilgili sunum yapmaları ve bu sunumların ardından takımların anlatılanları robotlar üzerinde uygulamaya çalışması şeklinde seyretti. Hareket modülünün tanıtıldığı sunumda robotun yürüyüşünün önceki versiyonlara kıyasla oldukça yumuşak ve esnek hale getirilmiş olduğunu farkettik. Ayrıca robot düşmelere karşı da dayanıklı hale getirilmişti ve düştükten sonra kendi kendine tekrar ayağa kalkabiliyordu.

Çalıştay yoğun sayılabilecek bir tempoda 4 gün boyunca devam etti. Bu sırada Standart Platform Ligi Teknik Komitesi olarak bu senenin kurallarını takımlara tanıtıp olası meydan okumalar (technical challenges) üzerinde tartıştık. Bu oturumlar da oldukça verimli geçti diyebilirim.
Tüm bu koşturmaca içinde Aldebaran bizleri aç bırakmadı elbette; sürekli çalıştayın yapıldığı salona poğaça ve meyve suyu servisi yapılmasının yanısıra ofisin terasında pizza ve peynir-şarap partileri verildi. Bu partilerden biri sırasında da Aldebaran’ın China Open organizasyonundan kapıp ofislerine getirdikleri dev Nao balonunun altında topluca fotoğraf çektirdik.

Akşamları da tüm katılımcıları yemeğe götürüp şehir turlarına çıkardılar. Seine nehrinde bot turu yapmak üzere önce Champs Elysees’ye çıkıp oradan nehre doğru yürüdük.
Nehre yaklaştığımızda Eiffel Kulesi kendini gösterdi.
Bot turu sırasında Notre Dame Katedrali ve daha sonra çok kısıtlı zamanımızda gezmeye çalıştığımız Louvre Müzesi de dahil pek çok tarihi ve kültürel değeri olan yer gördük.
Bir sonraki gece Eiffel Kulesi’ni daha yakından görüp asansör ile en üst katına tırmanmak için yine Champs Elysees üzerinden aynı bölgeye geldik. Eiffel’in altında bir fotoğraf çektirmeden ayrılmak olmazdı.
Her ne kadar şiddetli rüzgar yüzünden ayakta durmak güç olsa da, Eiffel Kulesi’nin tepesinden şehre bakmak gerçekten çok güzeldi. Oradan ayrılırken nehrin kenarında uzanan duvarın üzerinde boş bir şarap şişesi görmemiz üzerine Paris’i özetleyen fotoğrafı çektim.
Bu çok verimli geçen seyahatimizde yine yeni bağlantılar kurduk ve mevcut bağlantılarımızı güçlendirdik. Kim bilir, belki ileride Cerberus ve Aldebaran Robotics birlikte başarılı işlere imza atar.
No Comments
Be the first to comment!




